Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

24 OCAK: DEVLETİN AYDINLIĞA AÇILAN KAPISI NEDEN HEP KAPATILDI?

24 OCAK: DEVLETİN AYDINLIĞA AÇILAN KAPISI NEDEN HEP KAPATILDI?

24 OCAK: DEVLETİN AYDINLIĞA AÇILAN KAPISI NEDEN HEP KAPATILDI?

24 OCAK: DEVLETİN AYDINLIĞA AÇILAN KAPISI NEDEN HEP KAPATILDI?
Uğur Mumcu – Ali Gaffar Okkan
Halit Basık | Onuncu Köy
Türkiye takviminde bazı günler vardır; yalnızca bir tarih değildir.
24 Ocak, bu ülkenin karanlıkla yüzleşmekten kaçtığı gündür.
24 Ocak 1993’te Uğur Mumcu susturuldu.
24 Ocak 2001’de Ali Gaffar Okkan hedef alındı.
Biri kalemiyle, diğeri üniformasıyla aynı yere dokunmuştu:
Devlet içindeki karanlık odaklara.
Uğur Mumcu: Devletin İçine Bakan Gazeteci
Uğur Mumcu yalnızca bir köşe yazarı değildi.
Silah kaçakçılığını, tarikat–siyaset ilişkilerini, derin yapıları yazdı.
“Devlet” dediğimiz mekanizmanın içindeki çürümeyi gösterdi.
Ve tam da bu yüzden öldürüldü.
Aradan geçen onlarca yıla rağmen:
• Dosyalar kapandı
• Davalar sürüncemede kaldı
• Gerçek failler hiçbir zaman kamuoyunun karşısına çıkarılmadı
Cinayet aydınlatılmadı, örtüldü.
Ali Gaffar Okkan: Devletin İçini Temizlemeye Çalışan Polis
Ali Gaffar Okkan Diyarbakır’da yalnızca bir emniyet müdürü değildi.
Devleti halka yaklaştırdı, mafyaya ve yasa dışı yapılara mesafe koydu.
Halk onu sahiplendi.
Bu ülkede halkın sahiplendiği kamu görevlileri nedense hep hedef olur.
O da 24 Ocak’ta öldürüldü.
Tesadüf mü? Hayır.
İki isim.
İki farklı görev.
Aynı tarih.
Aynı sonuç.
Uğur Mumcu da Ali Gaffar Okkan da devletin içindeki karanlıkla yüzleşti.
Ve ikisi de devletin içindeki karanlık tarafından korunmadı.
Bu ülkede:
• Gerçeği yazan gazeteci yalnız bırakılır
• Halkla devleti buluşturan bürokrat hedef haline getirilir
Sonra “faili meçhul” denir.
Unutmak Suça Ortak Olmaktır
Uğur Mumcu’yu yalnız anmak yetmez.
Ali Gaffar Okkan’ı yalnız hatırlamak yetmez.
Sormak gerekir:
• Bu cinayetlerin arkasındaki ortak akıl neden hâlâ karanlıkta?
• Neden her 24 Ocak’ta yalnızca anma yapılıyor da hesap sorulmuyor?
• Neden bu ülke, aydınını ve namuslu kamu görevlisini koruyamıyor?
Bu sorular sorulmadıkça,
24 Ocak yalnızca bir tarih değil,
devletin kendi vicdanıyla yüzleşemediği bir utanç günü olarak kalacaktır.
Unutmadık.
Unutturmayacağız.
Halit Basık
Onuncu Köy