Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

VATANDAŞIN MAĞDURİYETİ BELGEYLE SABİT

VATANDAŞIN MAĞDURİYETİ BELGEYLE SABİT

VATANDAŞIN MAĞDURİYETİ BELGEYLE SABİT

VATANDAŞIN MAĞDURİYETİ BELGEYLE SABİT
Bu belgeler, Hatay’da depremin ardından
“hak sahipliği” ve “rezerv alan” uygulamalarının vatandaş üzerinde nasıl adil olmayan sonuçlar doğurduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Antakya Atatürk Caddesi üzerinde,
depremin öncesinde 5. katta, üç cepheli, 145–160 m² (3+1) bir daireye sahip olan yurttaş;
23 yıllık birikimiyle, kentin en değerli noktalarından birinde ev sahibi olmuştu.
Depremden sağ çıktı.
Ama sistemden sağ çıkamadı.
Rezerv alan uygulamasıyla;
• Caddede, üst katta, büyük ve değerli bir daire
• Şehir merkezinden uzak, zemin katta, fiilen 60 m² gelen bir 2+1 daireye dönüştürüldü.
Üstelik:
• Cadde üzeri ile arka sokak arasındaki en az
3 kat değer farkı yok sayıldı.
• Üst kat ile zemin kat arasındaki en az
2 kat değer farkı yok sayıldı.
• Tapulu, aynı parseldeki hakkı korunmadı.
• Noter kurası ve “ada bazlı” uygulama gerekçe gösterilerek eşitlik ilkesi fiilen ortadan kaldırıldı.
Vatandaş CİMER’e başvurdu.
Cevap ne oldu?
“Bilgi almak için ofislere başvurun.”
Yani:
• Mağduriyet tespiti yok
• Değer kaybı hesabı yok
• Yerinde dönüş talebine yanıt yok
• Hak kaybına dair tek bir cümle yok
Bu bir istisna değil.
Bu, Hatay’da binlerce insanın yaşadığı sistematik bir adaletsizliğin özetidir.
Bugün 52 bin TL’lik ayakkabılarla kürsüye çıkanlar,bu belgelerde yazan zemin kat hayatını görmezden geliyor.
Bu halk lütuf değil,hakkını istiyor.
Belge burada.
Mağduriyet ortada.
Söz artık yetkililerde.
Halit Basık