Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

YALAKALIK DEĞİL, GAZETECİLİK: BİZ BU ÇİZGİDEN DÖNMEYİZ

YALAKALIK DEĞİL, GAZETECİLİK: BİZ BU ÇİZGİDEN DÖNMEYİZ

YALAKALIK DEĞİL, GAZETECİLİK: BİZ BU ÇİZGİDEN DÖNMEYİZ

YALAKALIK DEĞİL, GAZETECİLİK: BİZ BU ÇİZGİDEN DÖNMEYİZ
Emin Çölaşan’ın 50 yıllık gazetecilikte savunduğu ilke şudur:
İktidara yaslanmadan, yalan yazmadan, bedelini bilerek konuşmak.
Onuncu Köy olarak biz de tam burada duruyoruz.
Bu ülkede gazetecilik, iktidara yakınlıkla değil mesafeyle ölçülür.
Güce yaklaşarak değil, gücü denetleyerek yapılır.
Kalemi korumanın yolu, makamların gölgesine sığınmak değil;
o gölgeyi dağıtmaktır.
Bugün “dik duruş”tan söz edenlerin çoğu,
o duruşun bedelini hiç ödememiş olanlardır.
Oysa gerçek gazetecilikte alkış yoktur; dava vardır, tehdit vardır, yalnızlık vardır.
Bedel ödemeden “dik duruş” olmaz.
Tarih, susturulanların değil;
susmayanların tarihidir.
Dosyaları kapatılanlar değil,
dosyaları açanlar hatırlanır.
Biz Hatay’da gazetecilik yapıyoruz.
Masabaşında değil, enkazın ortasında.
Basın bülteniyle değil, çığlıkla karşılaştık.
Ve şunu gördük:
Devlet geç kalırsa,
kurumlar susarsa,
gazeteci susamaz.
Bu yüzden bizim için gazetecilik,
“denge”, “itidal” ya da “iki tarafı da dinleme” oyunu değildir.
Bizim için gazetecilik,
gerçeği yazma zorunluluğudur.
Ve bu noktada duruşumuzu tek bir cümleyle netleştiriyoruz:
“Eğer Onuncu Köy’ün manşetleri zamanında ciddiye alınsaydı,
bugün bu ülkede bu kadar çok can toprağın altında kalmazdı.”
Bu bir iddia değil,
tanıklıktır.
Bu yüzden diyoruz ki:
Yalakalık değil, gazetecilik.
Güce yaslanmak değil, güce karşı durmak.
Biz bu çizgiden dönmeyiz.
ONUNCU KÖY / ONUNCU KÖY GAZETESİ