TÜVTÜRK’TE BİR POLİS ÖLDÜ,
SORUMLULUK HÂLÂ MUAYENEDEN GEÇMEDİ
Onuncu Köy Gazetesi – Yorum/Haber
Bir polis memuru öldü.
44 yaşındaydı.
İki çocuk babasıydı.
Görevde değildi ama devlete aitti.
Ankara’daki bir TÜVTÜRK araç muayene istasyonunda yaşanan ve polis memuru Melih Okan Keskin’in hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan şiddet olayı, artık sadece bir “adli vaka” değil; kamusal bir utançtır.
Ve bu utanç, birkaç çalışanın işten çıkarılmasıyla temizlenemez.
SORUYORUZ:
Bir kamu hizmetini fiilen yürüten, tekel konumundaki bir yapının içinde
bir vatandaş –hem de bir polis memuru– 20–30 kişinin darp ettiği bir ortamda hayatını kaybediyorsa,
burada sorun birkaç personel midir, yoksa sistem midir?
“İŞ AKDİ FESHEDİLDİ” AÇIKLAMASI YETMEZ
TÜVTÜRK’ün olaydan sonra yaptığı açıklama, kamu vicdanında karşılık bulmamıştır.
Çünkü bu olayda;
• Ambulans çağrılmamıştır
• Olay yerinde kamu gücü yoktur
• Şiddet zincir hâlindedir
• Çok sayıda kişi olaya karışmıştır
• Kurumsal sorumluluk açıkça tartışmalıdır
Buna rağmen kamuoyuna sunulan tek şey, “iş akdi feshi” olmuştur.
Bu bir ceza değil, en fazla kurumsal refleks makyajıdır.
BU ARTIK MÜNFERİT DEĞİL
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında TÜVTÜRK istasyonları önünde protestolar yapılıyorsa,
sosyal medyada #tüvtürkkapatılsın etiketi yayılıyorsa,
mesele sadece Melih Okan Keskin değildir.
Mesele şudur:
• Denetleyen ama denetlenmeyen bir yapı
• Vatandaşa hesap vermeyen bir tekel
• Kamu gücü kullanıp kamu sorumluluğu taşımayan bir sistem
Bu yapı devlet değildir, ama devlet yetkisiyle işlemektedir.
ONUNCU KÖY OLARAK AÇIKÇA SÖYLÜYORUZ
Bir ülkede;
• Vatandaş araç muayenesinde itiraz edemiyorsa
• Şiddet gördüğünde yalnız bırakılıyorsa
• Ölenin ardından “kurum açıklaması” ile geçiştiriliyorsa
orada sorun bireylerde değil, düzendedir.
Melih Okan Keskin’in ölümü kapanacak bir dosya değildir.
Bu olay ya tüm yönleriyle aydınlatılır
ya da yarın başka bir vatandaşın, başka bir memurun başına gelir.
ÇAĞRIMIZDIR:
• Sorumluluk zinciri en üst noktaya kadar araştırılmalıdır
• TÜVTÜRK’ün yapısı, yetkileri ve denetimi kamuoyuna açık biçimde tartışılmalıdır
• Bu olay “bir kavga” olarak değil, kamusal güvenlik sorunu olarak ele alınmalıdır
Onuncu Köy susmaz.
Bu dosya kapanmaz.
Bu sorular sorulmadan bu ülke rahat etmez.
Melih Okan Keskin için,
kamu vicdanı için,
yarın herkes için.
Onuncu Köy Gazetesi
