“Gazeteciler Bizim Kardeşimiz… Ama Önce Bize Sorsunlar!”
Hatay’da yöneticilerin basına bakışı yeniden tartışma konusu oldu.
Hatay’da bazı yöneticilerin gazetecilere yönelik yaklaşımı bir kez daha gündeme geldi.
“Gazeteciler bizim kardeşimiz, tabii ki yazıp çizecekler… Ama yazmadan önce bize sorsunlar.”
Bu ifade, basın özgürlüğü açısından tartışma yarattı.
Gazetecilik; izin alarak değil, kamu yararı gözeterek yapılır.
Gazeteci soru sorar. Belgelerle yazar. Araştırır. Sorgular.
Ama “yazmadan önce bize sorun” anlayışı, haberi denetlemek mi, yönlendirmek mi, yoksa engellemek mi anlamına geliyor?
Deprem sonrası Hatay’da kamu kaynakları, kayıp çocuk iddiaları, ihale süreçleri ve birçok kritik başlık tartışılırken; gazetecinin görevi yöneticiden icazet almak değil, kamu adına denetim yapmaktır.
Basın; soru sorar.
Yönetici; cevap verir.
Rol budur.
ONUNCU KÖY;
Gazeteci kimsenin kardeşi değil,
Kamuoyunun temsilcisidir.
