HATAY’DA “GAZETECİLİK” PERDESİ ARDINDA İHALE TARTIŞMASI
Bazı basın mensuplarının ihale süreçlerinde “aracılık” yaptığı iddiaları gündemde
Hatay’da tartışma bu kez doğrudan basının kendisine yöneldi…
Sahadan gelen bilgiler ve sektör içi değerlendirmeler, bazı basın mensuplarının gazetecilik faaliyetinin ötesine geçerek ihale süreçlerinde etkili rol üstlendiği yönünde ciddi iddialar içeriyor.
Konu artık yalnızca haber dili değil…
Kamu ihaleleriyle temas eden bir ilişki ağı iddiası.
İDDİA: “ARACILIK VE YÖNLENDİRME”
Kulislerde konuşulanlara göre:
Bazı kişiler, gazeteci kimliğiyle kamu kurumlarıyla yakın ilişki kuruyor
İhale süreçlerinde yüklenici ile işi yapacak firma arasında bağlantı sağlıyor
Sürecin belirli aşamalarında yönlendirme/organizasyon rolü üstleniyor
Bu yapı için kullanılan ifade:
“Aracılık / yönlendirme ağı”
“İHALE AL – DEVRET” MODELİ İDDİASI
Sektörde dile getirilen bir diğer başlık:
İhaleyi alan firmanın işi doğrudan yürütmemesi
İşin başka firmalara bırakılması
Aradaki fark üzerinden kazanç elde edilmesi
Kamuoyunda bu modele verilen isim:
“İhale al – devret (al–sat) modeli”
Eğer bu iddialar doğruysa:
Rekabet zedelenir
Yeterlilik sistemi dolanılır
Ve en önemlisi:
Kamu zararı riski doğar
BASIN DİLİNDEKİ DEĞİŞİM
Kamuoyunun dikkat çektiği bir diğer husus ise yayın çizgisi:
Dün eleştirilen kişi bugün övülüyor
Dün sorgulanan karar bugün savunuluyor
Aynı isimler hakkında tekrarlayan övgü içerikleri yayımlanıyor
Bu tablo, editoryal bağımsızlık ve tutarlılık tartışmasını beraberinde getiriyor.
OKUR NE DİYOR?
Hataylı okurun ortak tepkisi:
“Aynı kişiyi öven haberleri okumaktan yorulduk.”
Beklenti net:
Belge
Soru
Çok seslilik
Karşılaşılan ise:
Tek taraflı anlatım
Sorgusuz destek
Sürekli övgü
YAYIN SÜREÇLERİNE DAİR İDDİALAR
Sektör içinde ayrıca şu iddialar da konuşuluyor:
Bazı yayınların fiilen basılmadan yayımlanmış gibi gösterildiği
Dağıtım ve tiraj konusunda şeffaflık bulunmadığı
Eğer doğruysa, bu durum:
Okurun yanıltılması
Resmi süreçlerin yanlış beyanı
anlamına gelebilir.
KAMU ADINA SORULAR
Onuncu Köy olarak soruyoruz:
Basın mensupları ihale süreçlerinde herhangi bir rol üstlenmekte midir?
Yüklenici–alt yüklenici ilişkileri şeffaf ve mevzuata uygun mudur?
“Aracılık” iddiaları denetime tabi tutulmakta mıdır?
Yayınların basım ve dağıtım verileri bağımsız şekilde doğrulanabilir mi?
Medya, bu iddiaları neden yeterince araştırmamaktadır?
Hatay’da mesele artık sadece basın dili değil…
Gazeteciliğin sınırları ve kamu ihaleleriyle ilişkisi tartışılıyor.
Eğer iddialar doğruysa:
“Haber yapanla süreç yönetenin ayrımı ortadan kalkıyor.”
Ve unutulmamalıdır:
“Basın denetlemezse, kamu zarar görür.”
ONUNCU KÖY
“Belgesiz haber yapmayız.”
