SİYASETTE VEFA: BİR CENAZEDEN BUGÜNE
Halit Basık yazıyor
Bir zamanlar siyaset farklıydı.
Bunu laf olsun diye söylemiyorum… Yaşadım.
Alparslan Türkeş vefat ettiğinde, ben SHP Reyhanlı İlçe Başkanıydım.
Siyasi görüşümüz belliydi, çizgimiz belliydi.
Ama o gün mesele siyaset değildi.
Arabaya bindik.
Yanıma üç yönetici arkadaşımı aldım.
Hatay’dan çıktık, Ankara’ya gittik.
Kimse bize “git” demedi.
Kimse “gitmek zorundasın” demedi.
Ama biz gittik.
Çünkü o gün siyaset,
rakibe saygı duymayı bilirdi
vefayı unutmamayı bilirdi
BUGÜN GELDİĞİMİZ NOKTA
Bugün bakıyorum…
Aynı partinin içinde bile insanlar birbirini ayırıyor:
“Bu Adem’ci… Bu Yayman’cı…”
Siyaset artık:
omuz omuza yürüyenlerin değil
yan yana durması istenenlerin alanı olmuş
BİZ NEYİ KAYBETTİK?
Eskiden bir söz vardı:
“Siyasetçinin parası pul, karısı dul”
Bu sözün içinde fedakârlık vardı.
Zaman vardı. Emek vardı.
Bugün ise tablo tersine dönmüş gibi:
İdeoloji geri planda
Vefa ikinci planda
Siyaset, bazıları için sadece imkân kapısı
BEN NE GÖRDÜM?
Ben şunu gördüm:
Dün cenazesinde saf tuttuğun insanları,
bugün hatırlamayanlar var.
Dün aynı yolu yürüdüğün insanları,
bugün yok sayanlar var.
ASLINDA SORU ÇOK BASİT
Dün yanında olanları unutursan…
Yarın yanında kim kalacak?
Siyaset sadece kazanmak değildir.
Siyaset, hatırlamaktır.
Siyaset, vefadır.
Ben o gün Hatay’dan Ankara’ya giderken,
bir ideolojiyi değil…
bir insanı uğurlamaya gittim.
Bugün ise bazıları,
yanındaki insanı bile uğurlamayı unutmuş.
Biz unutulanların sesi olmaya devam edeceğiz.
Çünkü bu memlekette siyaset hâlâ:
emekle yapılır
vefa ile ayakta durur
