ÖZEL ANALİZ – ONUNCU KÖY
2026 yılında İçişleri Bakanlığı’nın belediyelere yönelik gönderdiği talimatlarda,
deprem sonrası süreçlerde şeffaflığın artırılması,
rekabet ortamının güçlendirilmesi
ve mümkün olan tüm ihalelerin açık ihale yöntemiyle yapılması gerektiği vurgulandı.
Çünkü kamu kaynaklarının doğru kullanılması için temel ilke bellidir:
Açık ihale = daha fazla rekabet,
daha düşük maliyet,
daha güçlü kamu denetimi.
Ancak Hatay Büyükşehir Belediyesi’nde kamuoyunun gördüğü tablo farklı.
Vatandaşın aklındaki soru şu:
Madem devlet açık ihale istiyor,
neden Hatay’da hâlâ eski yöntemler devam ediyor?
TÜM YETKİ KİMDE TOPLANDI?
Belediye kulislerinde en çok konuşulan başlıklardan biri de bu.
İddialara göre birçok kritik ihale sürecinde fiili yetkinin,
Kamu İhale Kurumu geçmişi bulunan Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Gökdel çevresinde toplandığı konuşuluyor.
Bu durum tartışmayı daha da büyütüyor.
Çünkü Mehmet Gökdel,
ihale mevzuatını sıradan bir bürokrattan çok daha iyi bilen bir isim.
Yani:
* hangi yöntemin rekabet doğuracağını,
* hangi yöntemin süreci daraltacağını,
* hangi uygulamanın kamuoyunda tartışma yaratacağını en iyi bilen kişilerden biri.
İşte tam da bu nedenle soru daha ağır hale geliyor:
Madem sistem bu kadar iyi biliniyor,
neden hâlâ kamuoyunda tartışma yaratan yöntemler tercih ediliyor?
“ESKİ HAMAM, ESKİ TAS” ELEŞTİRİSİ
Hatay’da özellikle deprem sonrası süreçte vatandaşın en hassas olduğu konu güven.
Çünkü bu şehir sadece bina kaybetmedi;
devlete ve yönetime duyduğu güveni de ağır şekilde test etti.
Şimdi ise belediye kulislerinde,
“eski hamam eski tas”
yorumu giderek büyüyor.
Çünkü:
* milyarlık ihalelerin yine belirli yöntemlerle yürütüldüğü,
* bazı süreçlerin şirketler üzerinden organize edildiği,
* rekabet ortamının yeterince oluşmadığı,
* davet usulünün olağan hale geldiği
iddiaları kamuoyunda yüksek sesle konuşuluyor.
SAYIŞTAY RAPORLARI VE ŞEFFAFLIK SORUNU
Ortada Sayıştay denetim raporları varken,
belediyenin daha güçlü bir şeffaflık politikası yürütmesi beklenirdi.
Çünkü Sayıştay’ın temel yaklaşımı nettir:
* denetlenebilirlik,
* eşit uygulama,
* rekabet,
* kayıt düzeni,
* kamu zararının önlenmesi.
Ancak Hatay’da vatandaşın sorduğu soru şu:
Eğer her şey mevzuata uygunsa,
neden süreçler kamuoyuna tam açıklıkla anlatılmıyor?
BAŞKAN ÖNTÜRK’E ÇAĞRI
Sayın Mehmet Öntürk,
Bu şehir artık kapalı süreçler değil,
açık yönetim görmek istiyor.
Çünkü deprem yaşamış bir şehirde,
en küçük şüphe bile toplumsal güveni doğrudan etkiler.
Eğer gerçekten temiz ve şeffaf bir sistem kurulmak isteniyorsa yapılması gereken bellidir:
* tüm ihale verilerini kamuoyuna açık yayınlamak,
* 21/B kullanım gerekçelerini tek tek açıklamak,
* şirket bağlantılarıyla ilgili iddiaları şeffaf biçimde incelemek,
* denetim süreçlerini görünür hale getirmek.
Çünkü Hatay halkı artık sadece söz değil,
belge görmek istiyor. Ve unutulmamalıdır:
Yetki varsa,
hesap da vardır.
— ONUNCU KÖY GAZETESİ
