Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

BİRR TARAFTA KAPALI KONAK…DİĞER TARAFTA TAMAMLANMAYI BEKLEYEN HUZUREVİ…

BİRR TARAFTA KAPALI KONAK…DİĞER TARAFTA TAMAMLANMAYI BEKLEYEN HUZUREVİ…
HATAY HALKI ŞUNU SORUYOR:BU ŞEHİRDE ÖNCELİK GERÇEKTEN NEYDİ?

BİRR TARAFTA KAPALI KONAK…DİĞER TARAFTA TAMAMLANMAYI BEKLEYEN HUZUREVİ…
HATAY HALKI ŞUNU

BİRR TARAFTA KAPALI KONAK…DİĞER TARAFTA TAMAMLANMAYI BEKLEYEN HUZUREVİ…
HATAY HALKI ŞUNU SORUYOR:BU ŞEHİRDE ÖNCELİK GERÇEKTEN NEYDİ?
ÖZEL ANALİZ / HALİT BASIK
Fotoğraflar her şeyi anlatıyor…
Bir tarafta;depremde ayakta kaldığı belirtilen,restorasyonu tamamlanan,kapıları kapalı duran tarihi bir konak…
Diğer tarafta ise;Hatay’ın yaşlılarına hizmet vermesi gereken,binlerce metrekarelik dev huzurevi kompleksi…
Üstelik o huzurevi,deprem sonrası “az hasarlı” denilen haliyle hâlâ tamamlanmayı bekliyor.
İşte Hatay halkının vicdanını yaralayan asıl soru tam da burada başlıyor:
Deprem sonrası öncelik gerçekten neydi?
Yaşlıların güvenli şekilde yaşayacağı huzurevini tamamlamak mı?
Yoksa gösterişli restorasyon projeleriyle vitrin oluşturmak mı?
Çünkü Hatay’da hâlâ:• Konteynerde yaşayan depremzedeler var,• Prefabrik okullarda eğitim gören çocuklar var,• Bakıma muhtaç yaşlılar başka illere gönderiliyor,• Sosyal hizmet altyapısı eksik durumda.
Ama buna rağmen, milyonlarca liralık restorasyon projeleri bir şekilde hızla tamamlanabiliyor.
Üstelik kamuoyunun önüne çıkarılan resmi açıklamalarda:“Yeniden ihya çalışmaları tamamlandı”ifadeleri kullanılıyor.
Peki aynı hız,aynı irade,aynı bütçe,neden huzurevi için gösterilmiyor?
Narlıca’daki huzurevi projesi sıradan bir bina değildi.
124 yataklı rehabilitasyon bölümü,106 yataklı huzurevi kapasitesi,toplam 230 kişilik sosyal bakım altyapısıyla Hatay’ın en önemli sosyal projelerinden biri olması gerekiyordu.
Ama bugün ortaya çıkan tablo şu:
Tarihi konak bitmiş…Huzurevi ise hâlâ bekliyor.
Hatay halkı da doğal olarak soruyor:
• Öncelik yaşlı vatandaş mıydı?• Yoksa vitrin projeleri mi?• Deprem sonrası kamu kaynakları hangi sıraya göre dağıtıldı?• Sosyal ihtiyaç mı öne alındı,yoksa siyasi ve gösterişli projeler mi?
Çünkü mesele yalnızca bir bina meselesi değil.
Mesele;deprem sonrası oluşan bütçelerin hangi anlayışla yönetildiğidir.
Bir şehirde yaşlıların kalacağı merkez tamamlanamazken,tarihi konağın restorasyonunun hızla bitirilmesi,ister istemez kamu vicdanında büyük soru işaretleri doğuruyor.
Üstelik bugün hâlâ:Huzureviyle ilgili hakedişler,kesin kabul süreçleri,deprem sonrası teknik raporlar,tam kapasite kullanım planıve yeniden açılış takvimi konusunda net bir şeffaflık bulunmuyor.
Ama iş “restorasyon tamamlandı” törenlerine gelince,kameralar da hazır,açıklamalar da hazır,bültenler de hazır…
Hatay halkı artık şunu görmek istiyor:
Şatafatlı tanıtımlar değil,önceliklerin vicdani hesabını.
Çünkü bu şehirde insanlar hâlâ şunu unutmadı:
Deprem sonrası en büyük ihtiyaç; taşın değil, insanın ayağa kaldırılmasıydı. ONUNCU KÖY GAZETESİ