Doktor kontrolü tamamlanmış, cuma günü Hatay’a dönmek için uçak biletim bile hazırdı.
Tam dönüş hazırlığı yaparken torunum 6 yaşındaki Atlası:
“Dede… Yarın (Cumartesi) benim mezuniyet törenim var. Neden cuma günü dönüyorsun?”
Bu cümleden sonra uçak bileti sadece bir kağıt parçası oldu…
Bileti yaktım.
Bir gün daha Ankara’da kaldım.
Çünkü bazen hayatın en önemli toplantıları;
bir çocuğun sahnede okuyacağı şiirdir…
bir torunun gözlerindeki heyecandır…
bir “dede geldin mi?” sorusudur.
Cumartesi günü, Caner Özen eğitim kurumu Anaokulu’nda düzenlenen mezuniyet töreninde torunum Atlas Basık’ın heyecanına ortak olduk.
Sahnede minicik adımlarla yürüyen çocukları izlerken, insanın bütün yorgunluğu bir anda unutuluyor.
Törenin ardından bu kez Hatay’a dönüş yoluna çıktım.
Ayağımın tozuyla da bir gün önce doğum günü olan kıymetli eşim Emine Hanım’ın doğum gününü kutladım.
Bazen hayat;
ameliyat sonrası hastane koridorlarıyla,
uçak saatleriyle,
soruşturmalarla, haberlerle değil…
Bir çocuğun mezuniyet töreninde alkış tutarken,
eşinle aynı sofrada yeniden nefes aldığını hissettiğin anlarla güzelleşiyor.Onuncu Köy Gazetesi – Halit Basık
