HBB’DE “DIŞARIDAN TAŞINAN KADRO” TARTIŞMASI
TOPBAŞ HATTINDAN BOĞAZİÇİ’NE, ORADAN HATAY’A… ÖZEL HABER | Onuncu Köy Gazetesi
Hatay Büyükşehir Belediyesi’nde son dönemde yapılan bazı üst düzey bürokrat atamaları, kamuoyunda yalnızca “liyakat” değil, aynı zamanda siyasi kadrolaşma, ideolojik yönelim ve belediye yönetiminin kimler tarafından şekillendirildiği tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Özellikle İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Bahattin Toptaş üzerinden yürüyen tartışmalar, artık bir personel meselesinin ötesine geçmiş durumda.
Çünkü mesele yalnızca bir daire başkanının yaptığı eğitim seminerleri ya da kurum içi faaliyetler değil…
Mesele; İstanbul’daki eski belediye kadrolarından başlayıp, Boğaziçi Üniversitesi’nin kayyum sürecinden geçerek Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne uzandığı öne sürülen yeni bir bürokratik yapılanma iddiasıdır.
Kamuoyuna yansıyan haberlerde Bahattin Toptaş’ın, Genel Sekreter Yardımcısı Uğur Kandemir ve Yazı İşleri ve Kararlar Dairesi Başkanı Abdulbasit Körük ile birlikte önce Kadir Topbaş dönemindeki İBB/İSKİ hattında görev aldığı, ardından Boğaziçi Üniversitesi kayyum yönetimi döneminde kritik görevlere getirildiği, sonrasında ise Hatay Büyükşehir Belediyesi’nde önemli pozisyonlara taşındığı yazıldı.
Bugün HBB’de;
- biri genel sekreter yardımcısı,
- biri yazı işleri ve kararlar daire başkanı,
- biri ise insan kaynaklarının başında…
Ve kamuoyu doğal olarak şu soruyu soruyor:
Bu kadar kritik koltuklarda aynı geçmişten gelen isimlerin bulunması gerçekten tesadüf mü?
Yoksa Hatay’da yeni bir bürokratik güç merkezi mi oluşturuluyor?
İNSAN KAYNAKLARI NEDEN KRİTİK?
Çünkü belediyelerde insan kaynakları yalnızca personel işleriyle ilgilenmez.
İnsan kaynaklarını kontrol eden yapı;
- kimin işe alınacağını,
- kimin yükseleceğini,
- hangi kadroların tasfiye edileceğini,
- hangi isimlerin etkisizleştirileceğini belirler.
Yani mesele birkaç eğitim programı düzenlemek değil…
Mesele belediyenin omurgasını kontrol etmektir.
Bu nedenle Hatay kamuoyu bugün “kim geldi?” sorusundan çok, “kim kimi getiriyor?” sorusuna odaklanmış durumda.
HATAY’IN SOSYOLOJİSİYLE UYUMLU MU?
Tartışmanın bir diğer boyutu ise Hatay’ın toplumsal yapısı…
Çünkü Hatay sıradan bir şehir değildir.
Bu şehir;
Alevisiyle,
Sünnisiyle,
Arap’ıyla,
Türk’üyle,
Hristiyan’ıyla,
Ermeni’siyle,
yıllardır birlikte yaşam kültürü oluşturmuş çok hassas bir toplumsal dengeye sahiptir.
Bu nedenle Hatay’da görev alan üst düzey bürokratların yalnızca teknik yeterliliği değil, kentin kültürel dokusuna ve toplumsal hassasiyetlerine yaklaşımı da önem taşır.
Ancak son dönemde belediyeye taşınan bazı isimlerin geçmiş görev yerleri, ilişki ağları ve ideolojik çevreleri nedeniyle şimdi şehirde şu soru konuşuluyor:
Hatay Büyükşehir Belediyesi’nde kurulan yeni yapı, Hatay’ın ruhunu gerçekten biliyor mu?
Yoksa şehir dışarıdan taşınan ideolojik ve siyasi kadroların yeni yönetim alanına mı dönüştürülüyor?
“BAŞARI HİKÂYESİ” Mİ, PR OPERASYONU MU?
Yandaş medya tarafından servis edilen “başarılı bürokrat”, “kurum içinde seviliyor”, “personel odaklı yönetici” tarzı haberler ise kamuoyunda başka bir tartışmayı büyütüyor.
Çünkü Hatay’da insanlar artık PR metinlerinden yoruldu.
Depremin üzerinden yıllar geçmesine rağmen:
- altyapı sorunları sürüyor,
- personel huzursuzluğu konuşuluyor,
- liyakat tartışmaları büyüyor,
- belediye içinde gruplaşma iddiaları dillendiriliyor.
Buna rağmen belirli isimlerin parlatılmaya çalışılması, “belediye içinde yeni bir güç odağı mı inşa ediliyor?” sorusunu güçlendiriyor.
HATAY HALKI ŞEFFAFLIK İSTİYOR
Onuncu Köy olarak kimseyi peşinen suçlamıyoruz.
Ancak kamu adına şu soruları sormayı sürdürüyoruz:
- HBB’de yapılan üst düzey atamaların kriteri nedir?
- Bu isimleri belediyeye öneren yapı kimdir?
- İstanbul–Boğaziçi–Hatay hattındaki ortak kadro hareketliliğinin nedeni nedir?
- İnsan kaynakları üzerinden hangi yeni kadrolaşma modeli kurulmaktadır?
- Hataylı bürokratlar ve yerel kadrolar neden geri planda kalmaktadır?
- Belediyede karar mekanizmaları gerçekten Hatay’dan mı yönetiliyor?
Çünkü Hatay halkı artık süslü açıklamalar değil, açık cevaplar istiyor.
Ve şehirde giderek büyüyen kanaat şu:
HBB’de yalnızca belediyecilik yapılmıyor…
Aynı zamanda yeni bir bürokratik düzen kuruluyor olabilir.
