Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“HER BİLGİYİ BİR İSME YIKMAK, HATAY’DAKİ ASIL DÜZENİ GÖRMEKTEN KAÇMAKTIR”

Hatay’da ne zaman büyük bir dosya gündeme gelse, ne zaman milyonluk ihaleler, imar kararları, rezerv alan tartışmaları ya da belediye içindeki güç mücadeleleri konuşulsa; kamuoyunda hemen klasik bir refleks devreye giriyor:

Hatay’da ne zaman büyük bir dosya gündeme gelse, ne zaman

“HER BİLGİYİ BİR İSME YIKMAK, HATAY’DAKİ ASIL DÜZENİ GÖRMEKTEN KAÇMAKTIR”
Hatay’da ne zaman büyük bir dosya gündeme gelse, ne zaman milyonluk ihaleler, imar kararları, rezerv alan tartışmaları ya da belediye içindeki güç mücadeleleri konuşulsa; kamuoyunda hemen klasik bir refleks devreye giriyor:
“Bilgileri kim sızdırdı?”
Oysa asıl konuşulması gereken çoğu zaman bilgi değil, o bilginin ortaya çıkmasına neden olan kamu düzenidir.
Son günlerde Hatay Büyükşehir Belediyesi’nde imar ve şehircilik süreçlerinde etkili görevlerde bulunan mimar kökenli bazı isimler üzerinden çeşitli kulislerin dolaştırıldığı görülüyor. Özellikle teknik kadrolarda yer alan bazı kişiler hakkında, “Onuncu Köy’e bilgi taşıyor”, “dosya veriyor” şeklindeki iddialar dillendiriliyor.
Ancak bilinmelidir ki;
Onuncu Köy’ün haberciliği kişisel husumetlerle değil, belgeyle yürür.
Ve yine bilinmelidir ki;
Bir kişiyi yalnızca görev yaptığı kurum üzerinden “muhbir”, “adam”, “taraf” gibi yaftalarla hedef göstermek; hem kurumsal ciddiyete hem de insan onuruna zarar verir.
Adı geçen bazı isimlerle ilgili belediye çevresinde farklı siyasi ve bürokratik değerlendirmeler yapılabilir. Bu doğaldır. Ancak teknik bir görev yürüten, işini disiplinli şekilde yapan, kamu ciddiyetine dikkat eden insanları; sırf birileri rahatsız oldu diye hedef tahtasına koymak doğru değildir. Kamuoyunda adı geçen mimar
Armağan yöneticilerden biri hakkında da, yakın çalışma çevresinde; işini titizlikle yapan,
teknik konulara hâkim, kurumsal disiplini önemseyen,
dedikodu ve kulis mekanizmalarından uzak duran biri olduğu yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır.
Onuncu Köy’ün tavrı nettir:
Kimse bize “mimar Armağan kötüdür” dedirtemez.
Kimse bize “her belediye çalışanı çetecidir” dedirtemez.
Kimse bize “her teknik personel birilerinin adamıdır” algısı kurduramaz.
Çünkü mesele meslek değil;
mesele kamu gücünün nasıl kullanıldığıdır.
Gazeteciliğin görevi de insanların diplomasını, unvanını ya da mesleğini hedef almak değil;
kamusal yetkiyi, imzayı, kararı ve oluşan sonuçları denetlemektir.
Bugün Hatay’da konuşulması gereken şey;
kimin bilgi verdiği değil,
hangi kararların kimlere nasıl avantaj sağladığıdır.
Çünkü gerçek gazetecilik,
dedikodu avcılığı değil,
kamusal düzenin denetlenmesidir.
— Onuncu Köy Gazetesi / Halit Basık