Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“ADAM OLAMAZSIN”

“ADAM OLAMAZSIN” FIKRASININ HATIRLATTIĞI MAKAM ANLAYIŞI

“ADAM OLAMAZSIN” FIKRASININ HATIRLATTIĞI MAKAM ANLAYIŞI

“ADAM OLAMAZSIN” FIKRASININ HATIRLATTIĞI MAKAM ANLAYIŞI
Bir baba varmış…
Oğluna yıllarca:
“Sen adam olamazsın!” dermiş.
Oğul bu söze içerlemiş…
Okuya okuya yükselmiş, makam sahibi olmuş, sonunda vali koltuğuna oturmuş.
Bir gün babasına haber göndermiş:
“Gelsin de görsün beni…”
Baba çıkıp makamına gitmiş.
Koridorlar, protokol, korumalar…
Oğul kurulmuş koltuğa:
“Bak baba…
Sen bana ‘adam olamazsın’ diyordun ama gördün mü?
Vali oldum!”
Baba şöyle bir bakmış…
Ve tarihe geçecek cevabı vermiş:
“Ben sana ‘vali olamazsın’ demedim oğlum…
‘Adam olamazsın’ dedim.
Adam olsaydın,
babanı ayağına çağırmaz,
kendin gider elini öperdin…”
Bugün Hatay’da kamu makamlarında yaşanan kibir tartışmaları, vatandaştan kopuk yönetim anlayışı ve “makamı hizmet değil üstünlük aracı gören” bazı bürokrat tavırları, işte tam da bu fıkrayı hatırlatıyor.
Çünkü mesele makam sahibi olmak değil…
Mesele insan kalabilmek.
Depremin yaralarını hâlâ saramamış bir şehirde; vatandaş kapılarda beklerken, insanlar aylarca randevu alamazken, köylü derdini anlatacak muhatap bulamazken; makam odalarının duvarlarını yükseltmek kimseyi “büyük adam” yapmaz.
Devlet makamı; millete tepeden bakma yeri değil, milletin ayağına gitme sorumluluğudur.
Hatay bugün gösteriş değil tevazu, kibir değil vicdan, protokol değil samimiyet görmek istiyor.
Çünkü bu millet makamın büyüklüğüne değil, insanlığın büyüklüğüne bakar.