AYNI ŞEHİR, AYNI DÖNEM, BAMBAŞKA TEZGAH: BİRİNDE REKABET, DİĞERİNDE ADRESE TESLİM MALİYET!
Hatay’daki öğretmenevi ihalelerindeki fahiş farklar resmi EKAP kayıtlarıyla deşifre oldu. Gerçek piyasa fiyatını ortaya çıkaran 43 firmalı açık ihale ile adrese teslim 21/b pazarlık usulü arasındaki uçurum, kamu kaynağının nasıl eritildiğini gözler önüne seriyor. Şimdi soruyoruz: Kamu zararını belgeleyen gazeteciler mi, yoksa bu ihale düzenini kuranlar mı yargılanmalı?
HATAY – Depremin ardından yeniden inşa sürecinin rant kapısına dönüştürülüp dönüştürülmediği tartışmaları sürerken, Hatay’daki iki öğretmenevi ihalesinin resmi verileri, bugüne kadar “Onuncu Köy”ün dile getirdiği tüm usulsüzlük iddialarını ete kemiğe büründürdü. Ortaya çıkan tablo; metrekare, yaklaşık maliyet ve rekabet şartları açısından kamuoyunda “şişirilmiş keşif” şüphelerini zirveye taşıdı.
ERZİN’DE GERÇEK PİYASA, ANTAKYA’DA SEMBOLİK KIRIM!
Resmi EKAP (Elektronik Kamu Alımları Platformu) kayıtlarından derlenen veriler, aynı dönemde ve aynı şehirde yapılan iki benzer kamu işinde iki ayrı dünyanın kurulduğunu gösteriyor:
• Erzin Öğretmenevi (Açık İhale): Yaklaşık maliyeti 120 milyon TL olarak belirlenen ve yaklaşık 4.500 m² büyüklüğe sahip bu yapı için tam 43 firma yarıştı. Rekabetin hakkıyla sağlandığı açık ihalede piyasa kendi gerçek fiyatını üretti ve teklifler 84-93 milyon TL bandına kadar geriledi. Kamu, ciddi bir kırım oranıyla zarardan korundu.
• Antakya 200 Yataklı Öğretmenevi (21/b Pazarlık): Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) ile Milli Eğitim Bakanlığı ekseninde yürütülen bu ihalede ise olağanüstü durumlar için öngörülen ama Hatay’da rutin hale getirilen 21/b usulü devreye sokuldu. Yaklaşık 7.000 m² büyüklükteki yapı için yaklaşık maliyet 318 milyon TL olarak belirlendi. İhaleye sadece 3 firma çağrıldı, bunlardan yalnızca 2’sinin teklifi geçerli sayıldı. Sonuç? Sadece yüzde 7-10 civarında, adeta sembolik bir kırımla ihale 295 milyon TL’ye malum iş ortaklığına bırakıldı.
METREKARE AYNI ORANDA ARTMADI, MALİYET KATLANDI!
Kamuoyunun ve teknik uzmanların dikkat çektiği matematiksel gerçek, kuşkuları körüklüyor. Erzin’deki 4.500 m²’lik yapı açık ihalede rekabetle 90 milyon bandına kadar düşebilirken; metrekare büyüklüğü iki katına bile çıkmayan Antakya’daki yapı neden 300 milyon bandına dayandı?
Aradaki fahiş uçurum sadece metrekare farkıyla açıklanamaz! Bu durum, yaklaşık maliyetlerin farklı yöntemlerle ve bilinçli olarak şişirildiği, 21/b modelinin ise gerçek piyasa baskısını ortadan kaldırmak için bir zırh olarak kullanıldığı iddialarını kesinleştiriyor.
TANIDIK KÜMELENME, TANIDIK ADRESLER
Antakya’daki ballı ihalenin altından yine şaşırtmayan, aylar önce “Onuncu Köy”ün sosyal medya paylaşımlarında tek tek deşifre ettiği o isimler çıktı: ATAK İnşaat ve Özkeskin İnşaat İş Ortaklığı.
Daha önce Hassa, Belen, Samandağ’daki hükümet konakları ve çeşitli kamu projelerinde de aynı adres kümelenmeleri, aynı sınırlı teklifli milyonluk işler ve aynı düşük kırımlı sözleşmelerle karşımıza çıkan bu çevreler, resmi ihale belgeleriyle yeniden suçüstü yakalanmıştır. Sayıştay raporlarında defalarca “rekabeti sınırladığı ve istisna usulünün rutin hale getirildiği” gerekçesiyle eleştirilen bu model, Hatay’da bir sistem haline getirilmiştir.
GERÇEKLERİ YAZAN DEMİR PARMAKLIKLAR ARDINA, KAMUYU SOYANLAR DIŞARIYA MI?
Bugün Hatay kamuoyunun önünde iki net fotoğraf duruyor: Bir yanda EKAP kayıtları, teklif tutanakları, şaibeli iş ortaklıkları ve Sayıştay’ın uyarıları… Diğer yanda ise bu usulsüzlük çarkına çomak soktuğu için cezalandırılmak istenen, demir parmaklıklar arkasına atılan gazeteciler.
Şimdi Hatay’ın “Karakutu”su olan Onuncu Köy adına, bu düzeni kuranlara ve onları koruyan yargı mekanizmalarına soruyoruz:
Kamu zararına yol açan, rekabeti engelleyen ve milyonlarca liralık ihaleleri kapalı kapılar ardında dağıtan bu sistemi sorgulayan gazeteciler mi hedef olmalı; yoksa Sayıştay raporlarını hiçe sayıp tüyü bitmemiş yetimin hakkını bu havuz sistemine akıtanlar mı yargılanmalı?
Korkmadık, susmadık. Dün sosyal medyada “komplo” dediğiniz ne varsa, bugün resmi belgelerle altını çizerek yeniden soruyoruz. Gerçek piyasa fiyatı 43 firmanın yarıştığı Erzin’de mi ortaya çıkmıştır, yoksa adrese teslim Antakya pazarlığında mı? Cevabı millet adına yargı makamlarından ve vicdanlardan bekliyoruz.
