GAZETECİLİKTE EN TEHLİKELİ ŞEY: GÜCE YAKIN DURMAK
Gazetecilik; makam odalarında fotoğraf vermek değil, o makamları halk adına denetlemektir.
Çünkü gazeteci; seçilmişin de atanmışın da karşısında gerektiğinde soru sorabilen kişidir.
Bir gazetecinin asli görevi; belediye başkanını alkışlamak değil, belediyenin hesabını sormaktır.
Valinin çayını içmek değil, kamu adına yapılan işlemleri denetlemektir.
Milletvekiliyle hatıra pozu vermek değil, millet adına gerçeğin peşinden gitmektir.
Bugün ne yazık ki özellikle yerel basında çok tehlikeli bir alışkanlık büyüyor:
Gazetecilik ile “yakın ilişki kurma” birbirine karıştırılıyor.
Oysa gazetecilikte en önemli şey mesafedir.
Gazeteci herkesle görüşebilir.
Milletvekiliyle de görüşür, valiyle de, belediye başkanıyla da, kaymakamla da…
Bunda yanlış olan bir şey yoktur.
Yanlış olan;
gazetecinin denetlemesi gereken güç odaklarıyla fazla samimi görüntü vermesidir.
Çünkü halk şunu sorar:
“Yarın bu kişi hakkında bir yolsuzluk iddiası çıksa, bu gazeteci gerçekten özgürce yazabilecek mi?”
İşte güven burada başlar, burada biter.
Basın cemiyetleri elbette siyasetçileri ziyaret edebilir.
Eğer basının ekonomik sorunları vardır, sansür vardır, gazeteciler baskı altındadır, ilan ambargosu uygulanıyordur; gidilir, destek istenir, kamuoyu oluşturulur.
Ama ortada somut bir basın krizi yokken;
toplu makam ziyaretleri, samimi pozlar, nezaket turları ve “çok verimli görüşmeler” paylaşımları doğal olarak şu soruyu doğurur:
“Bu ziyaret gazetecilik için mi yapıldı, yoksa güç odaklarına yakın görünmek için mi?”
Çünkü gazeteci için yalnızca bağımsız olmak yetmez.
Bağımsız görünmek de gerekir.
Bir gazetecinin itibarı; siyasetçilerle verdiği samimi fotoğraflardan değil, gerektiğinde en güçlü makama bile soru sorabilmesinden gelir.
Eskilerin çok sert ama anlamlı bir sözü vardır:
“Gazetecinin atanmışla da seçilmişle de arası fazla iyiyse, orada gazetecilik zayıflamaya başlamıştır.”
Çünkü gazeteci ile güç arasındaki fazla samimiyet; önce mesafeyi, sonra sorgulamayı, en sonunda da halkın güvenini öldürür.
Bugün toplumun medyaya olan güveninin düşmesinin en büyük sebeplerinden biri de budur.
Gazeteci; makamın yanında duran değil, halkın yanında duran kişidir.
Ve gerçek gazetecilik;
iktidara yakın durarak değil, gerçeğe yakın durarak yapılır. Onuncu Köy Gazetesi Halit Basık
