HATAY PAZARLIK KONUSU DEĞİLDİR
Amerikalı yorumcu Michael Rubin, Hatay’ı yeniden tartışma konusu yapmaya kalktı.
Şartlı bir cümle kurdu:
“Eğer Türkiye’nin sömürgeci hedefleri yoksa Hatay’ı geri versin.”
Cümleye dikkat edin.
Şartlı.
Üstten.
İmalı.
Bu diplomasi dili değil.
Bu akademik tartışma değil.
Bu bilinçli bir provokasyondur.
HATAY’IN STATÜSÜ TARTIŞMA DEĞİL, KAYITTIR
Hatay, 1939’da halk oylamasıyla Türkiye’ye katılmıştır.
Bu bir yorum değildir.
Bu bir siyasi anlatı değildir.
Bu, uluslararası kayıtlara geçmiş hukuki bir süreçtir.
Dolayısıyla Hatay hakkında “eğer” ile başlayan her cümle, hukuki karşılığı olmayan bir iddiadan ibarettir.
EGEMENLİK ŞARTLI CÜMLEYLE
TARTIŞILMAZ
“Eğer sömürgeci değilsen…”
Bu ifade peşin hüküm içerir.
İma içerir.
Suçlama içerir.
Ama Hatay, bir köşe yazısında sınanacak bir başlık değildir.
Bir think-tank raporunda oynanacak bir harita değildir.
Hatay, Türkiye Cumhuriyeti toprağıdır.
Ve egemenlik tartışmaya açılmaz.
BU DOSYA KAPANALİ ÇOK OLDU
Hatay yerinde duruyor.
Türkiye’dedir.
Sınırlar, imalarla çizilmez.
Toprak, yazıyla alınmaz.
Bu dosya kapanalı çok oldu.
Halit Basık
Onuncu Köy Gazetesi
