Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

REYHANLI’NIN HAFIZASINDA KANLI GÜN:

REYHANLI’NIN HAFIZASINDA KANLI GÜN:
53 CAN, BİNLERCE YARA VE BİTMEYEN ADALET ARAYIŞI 11 Mayıs 2013…

REYHANLI’NIN HAFIZASINDA KANLI GÜN:
53 CAN, BİNLERCE YARA VE BİTMEYEN ADALET

REYHANLI’NIN HAFIZASINDA KANLI GÜN:
53 CAN, BİNLERCE YARA VE BİTMEYEN ADALET ARAYIŞI 11 Mayıs 2013…
Hatay’ın sınır ilçesi Reyhanlı tarihinin en karanlık günlerinden birini yaşadı. İlçe merkezinde peş peşe meydana gelen iki büyük patlama, yalnızca binaları değil; insanların hayatlarını, hafızalarını ve geleceğe dair güven duygusunu da yerle bir etti.
Reyhanlı Belediyesi civarı ile PTT binası önünde gerçekleşen saldırılarda resmi rakamlara göre 53 vatandaş hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı. Patlamaların etkisiyle yüzlerce iş yeri, ev ve araç kullanılamaz hale geldi. O gün Reyhanlı’da sadece bombalar patlamadı; annelerin feryadı, çocukların korkusu ve bir ilçenin kalbine saplanan tarifsiz acı da yıllarca dinmeyecek şekilde hafızalara kazındı.
Aradan geçen yılların ardından Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada yeni karar açıklandı. Mahkeme; sanıklar Temir Dükancı, Memet Gezer ve Cengiz Sertel hakkında 53 kez ağırlaştırılmış müebbet ve toplamda 3 bin 921 yıl hapis cezası verdi.
Ancak Reyhanlı’da bugün hâlâ aynı soru soruluyor:
“Gerçekten tüm sorumlular ortaya çıkarıldı mı?”
REYHANLI’NIN ÜZERİNE ÇÖKEN KARANLIK
Saldırının yaşandığı gün Reyhanlı adeta savaş alanına dönmüştü. İlçe merkezinde yükselen dumanlar kilometrelerce uzaktan görülürken, insanlar enkaz altından yakınlarını çıkarmaya çalışıyordu.
Patlamaların ardından Türkiye’nin dört bir yanında haberler yapılırken, olayın boyutu kadar uygulanan yayın yasakları da tartışma konusu olmuştu.
İşte tam bu noktada, Reyhanlı’nın yerel hafızasında önemli bir kırılma yaşandı.
O dönem birçok ulusal medya kuruluşu suskunluğa çekilirken, Reyhanlı’da yayın yapan yerel gazeteciler ve bağımsız basın mensupları yaşananları duyurmaya çalıştı. Kamuoyunun bilgi alma hakkının engellenmemesi gerektiğini savunan mücadelelerden biri de Onuncu Köy Gazetesi tarafından yürütüldü.
Gazeteci Halit Basık’ın girişimleriyle, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yapılan hukuki mücadele sonucunda yayın yasağının kaldırılması yönünde kritik süreç işletildi. Böylece Reyhanlı’daki acının üzerinin tamamen örtülmesinin önüne geçildi.
Çünkü gerçeklerin karartıldığı yerde yalnızca adalet değil, toplum vicdanı da zarar görür.
MAHKEMENİN SON KARARI NE DİYOR?
Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin son kararına göre:
Sanıklar Memet Gezer, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel;
“Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak”
“Kasten öldürme”
“Öldürmeye teşebbüs”
“Patlayıcı bulundurmak”
“Kamu malına zarar vermek”suçlarından mahkûm edildi.
Mahkeme ayrıca:
130 kişiye yönelik öldürmeye teşebbüs,
yüzlerce mağdura yönelik mala zarar verme,
kamu kurumlarına zarar verilmesi gibi suçlardan da ek cezalar verdi.
Firari sanıklar arasında bulunan Mihraç Ural hakkındaki dosya ise ayrıldı.
REYHANLI SADECE BİR DOSYA NUMARASI DEĞİLDİR
Bugün aradan 13 yıl geçmiş olabilir…
Ama Reyhanlı’da o gün yakınını kaybeden insanlar için zaman hâlâ 11 Mayıs 2013’te durmuş durumda.
Bir annenin evladını teşhis etmek için morg kapısında beklediği,bir çocuğun babasını aradığı,esnafın dükkânının enkazında gözyaşı döktüğü,ambulans sirenlerinin susmadığı o gün;Reyhanlı’nın ortak hafızasına kazınmış bir insanlık dramıdır.
Bu yüzden Reyhanlı saldırısı yalnızca bir “terör dosyası” değil;Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük sivil trajedilerden biridir.
ADALET YALNIZCA CEZA VERMEK DEĞİLDİR
Mahkemenin verdiği ağır cezalar kamu vicdanı açısından önemli görülse de, birçok vatandaş hâlâ olayın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini düşünüyor.
Çünkü adalet;yalnızca tetikçileri cezalandırmak değil,ihmali olanları,göz yumanları,uyarıları dikkate almayanları,karanlık ilişkileri,organizasyon ağlarınıve varsa siyasi bağlantıları da ortaya çıkarmaktır.
Reyhanlı’da kaybedilen 53 canın hatırası, yalnızca mahkeme salonlarında değil; toplum vicdanında da yaşamaya devam ediyor.
Ve bu şehir şunu asla unutmuyor:
Gerçekler er ya da geç ortaya çıkar.Yeter ki korkmadan konuşanlar, yazanlar ve mücadele edenler olsun.
ONUNCU KÖY NOTU
Reyhanlı’nın acısını ilk günkü gibi hisseden herkes biliyor ki; bu ilçede insanlar yalnızca bir saldırı yaşamadı…Aynı zamanda suskunlukla, korkuyla ve karartılmak istenen gerçeklerle de mücadele etti.
Onuncu Köy, dün olduğu gibi bugün de; kimden gelirse gelsin karanlığın karşısında durmaya,Reyhanlı’nın hafızasını canlı tutmaya devam edecektir.